ABANA-ABANA-ABANA-ABANA-ABANA-ABANA-ABANA-ABANA-ABANA-ABANA-ABANA-ABANA-ABANA-ABANA-ABANA-ABANA-ABANA-ABANA-ABANA-ABANA-ABANA
    • Sonbaharın Huzuru
    • WWW.ABANA.BİZ
    • 1968 Abanası
    • WWW.ABANA.BİZ
    • 1970 Abanası
    • WWW.ABANA.BİZ
    • Abana İlk Okulu-Hükümet Binası-Postahane
    • WWW.ABANA.BİZ
    • Darsu Köyü
    • WWW.ABANA.BİZ
    • Atatürk'çü Abana
    • WWW.ABANA.BİZ
    • Kimler Geldi Kimler Geçti
    • WWW.ABANA.BİZ
    • Abana Hacıveli
    • WWW.ABANA.BİZ
    • Abana Limanı
    • WWW.ABANA.BİZ
    • Ay Işığında Abana Hacıveli
    • WWW.ABANA.BİZ
    • Ne Mutlu Türküm Diyene..
    • WWW.ABANA.BİZ
    • Hacıvelide Gün Doğumu
    • WWW.ABANA.BİZ

**HİÇ YÜZ VERMEZ GERİYE KÖTÜYE VE YABANA BAŞI DİK ALNI AÇIK ATATÜRK'ÇÜ ABANA**

KİMLER GELDİ KİMLER GEÇTİ
Üyelik Girişi
KONAK OTEL

KONAK OTEL
TEL: 3665855205
www.ilisikonakotel.com

ABANA
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.65693.6716
Euro4.31894.3362

Abana Tarihi

ABANA TARİHİ

      

 İlk yerleşim yeri Hacıveli'dir (Aeginetes). Hacıveli, bugünkü Abana'yı

da içine alıyordu. Ezine Çayı'nın adı da Aeginetes'ti. Abana büyümeye

başlayınca "Apana" olarak haritalardaki yerini aldı. Bölgemiz Türklere

geçince "Apana" adı "Abana"ya dönüşüyor (ama Batı kaynaklarında daha

uzun yüzyıllar Apana olarak kalıyor). Apana'nın "p"si, Türkçeye aktarılırken

"b"ye dönüştürülerek yumuşatılmış. Osmanlı kaynaklarında "Sinop" kentinin

adı da "Sinob" olarak geçer. Abonou Teikhos, Abana'nın değil, İnebolu’nun (Ionopolis'ten

önceki) adıdır.Elimizde Abana’ya ilişkin İkçağ’dan kalma (Korintos sütunu da

içinde) 4-5 mimarlık yapıtı ve Geç Bizans’tan kalma "vaftiz teknesi" var.

Ayrıca Kastamonu Müzesi’nde Hacıveli’den çıkma kanatlı at başı;

Yeşilyuva ve Çayırcık’tan testi, tas-tabak var.1924 değişimi öncesinde Abana, Bozkurt, Yakaören ve

Çatalzeytin'de de azınlık var. 1900 dolayında doğanlar bu azınlıkları tanıyor.

Fatih, Trabzon Rum İmparatorluğu’nu ortadan kaldırdı (1461).

Sonrasında Gedik Ahmet Paşa Kırım’ı da alınca (1475) Karadeniz bir Türk

gölü durumuna geldi. Kıyılarımızdaki gemi geçişini güvence altına almak ve

Osmanlı Donanması’nın halat, sicim, kereste gibi birçok gereksinimini

sağlamak amacıyla Abana’ya da Türk denizciler yerleştirildi. Örneğin

Kırıkoğulları Abana’ya Kırım’dan geldi. O zaman Abana düzlüğü

oluşmadığından Yukarı Abana’ya doğru yerleşilir. Kendileriyle söyleştiğimiz

Aşağı Abana’da oturan yaşlıların çoğu, Yukarı Abana’dan taşındıklarını,

deniz azınca kıyıya savrulan suların Nuri Ahmet’in (Yeğin, 1887) dükkânının

5-6 metre yakınındaki çeşmeye dek geldiğini söylüyor. 1924 doğumlu Hayri

Aydemir, denizden gelen bu suyun köpüğünün ark içinde Paşa Çeşmesi’ne

(bugünkü akaryakıt istasyonu karşısı) dek dalgalandığını; 1940 doğumlu Nahit

Demirel bile, bu köpüğün Nuri Ahmet'in dükkânının önündeki çeşmeye dek

vardığını ve azgın denizin Ahçı Hüseyin’in (Özden, 1920) dükkânının

bahçesine (Yenicami’nin 15 metre güneyi) kum yığdığını belirtiyor.

100 yıl önce Abana önündeki düzlüğün eni (arkasına yaslandığı dağ

eteği ile deniz arası) yaklaşık 100 metreyken, Harmason’daki en az 400 yıllık

çınarların dağ eteğine uzaklığı 200 metredir. Ezine Çayı’nın Bayramgazi’ye

dek koy olduğu dönemde bile Harmason önünde küçük bir düzlük (dağ

eteğinden denize doğru boyu 300 metreye ulaşan bir yarımada) var. Bunun

nedeni, Harmason’da, çınarların 60 m kadar deniz yönünde, zamanla kumlar

altında kaybolan bir kayalığın varlığıdır.

1930-1960 yılları arasında Abana düzlüğünün büyümesi çok hızlandı.

Zaman zaman denizde "topuk" oluşur, topuk önce adaya, sonra da yarımadaya

dönüşürdü. Yarımadanın Çayağzı'ndan bugünkü liman yakınlarına dek ulaştığı

olur, kıyı gemicilerimizin işi zorlaşırdı. Sonra bu yarımadanın içi dolar ve

düzlük denize doğru genişlerdi. Bu oluşum hemen her yıl yaşanırdı.

Abana düzlüğünün hızlı büyümesinin başlıca nedeni, o dönemde

ormanların hızlı kesimi yüzündendir. Orman kesimi başlıca iki nedenle

hızlanmıştı: 1- Patates ekimi için ormanlıkların tarlaya dönüştürülmesi. 2-

Zonguldak kömür bölgesine maden direği sağlanması.

Yalnızca patates ve maden direği değildir neden. 2. Dünya Savaşı'nın

kıtlık yılları ve sonrasında her tür yiyecek yetiştirilmesi için ekilebilecek

yerler alabildiğine genişletildi. 1950'lerde başlayan yoğun göçler nedeniyle

köylerdeki tarlalar yeniden ormana dönüşmeye başladı.  Abana içinde bile bu

oluşum yaşandı. Ormanların kesilmesi sonucunda Ezine Çayı yalnızca kum-çalık-toprak

değil; kargalak (çay-deniz odunu) da taşırdı.

Abana Merkez'de oturanlar yakacağa para vermezdi. Ezine Çayı'nın

oluşturduğu sel, çok odun (ve taş- toprak) getirirdi Abana kıyılarına. Abana’nın

tek yakacağı "kargalak"tı. Çayın getirdiği selin ardından deniz kıyıları

kargalak dolardı. Herkes deniz kıyısına dolar, tonlarca "kargalak tutar"dı. Eşek-

katır sırtında odun satan köylüler çok seyrek görünürdü. Abana içinde oturan

sıradan aileler 1970’lere dek odun satın almazdı (tuttukları kargalak yeterdi).

 Bugün Abana düzlüğü büyümediği gibi, zaman zaman azgın

Karadeniz dalgalarının konutlara ve karayoluna zarar vermesi, düzlüğün

küçüldüğü izlenimini de veriyor. Bunun dedeni de, geçim nedeniyle köylerin

boşalması sonucu tarlaların yeniden ormana dönüşmesiyle yukardan kum-çakıl

gelmemesidir. Balıkçı barınağının yanlış yere yapılması, Bozkurt'un, çay

içine setler yapıp aşağıya kum-çakıl geçirmemesi de ayrı nedenlerdir.

 Günümüzden 7.500 yıl önce Karadeniz bir göl durumundaydı ve deniz

düzeyi bugünkünden 170 m alçaktaydı. Abana önlerinde Karadeniz’e doğru 60

km’yi aşkın bir düzlük vardı. Buzulların hızlı erimesi sonucu çoğalan sular

Akdeniz'den Karadeniz'e doldu (İstanbul Boğazı açıldı) ve bu düzlük sular

altında kaldı. Bu duruma göre, Hacıveli açıklarında deniz altında bir yerleşim

yeri (kent) bulunduğu söylencesi güncelliğini koruyor (Hacıveli’de, denizden

çıkarılan büyük bir sütun var. Denizde böyle birçok sütunun görüldüğü

söyleniyor). Hacıveli açıklarında bir kentin bulunması Abana tarihi’ni en az

İÖ 6.000 yılından başlatacak.

1951'e dek Harmason Konakören'e (Toza) bağlıydı.

 Konakörenlilerin çoğu Abana ile değil, Yakaören (İlişi) ile işbirliği

içinde olmuştur. Büyük kereste tüccarı olan Konakörenli Musareisler'in

(Acenta Mehmet Ali Geriş'in atasoyu) Yakaören'in kalkınmasında büyük payı

var. 20. yy'ın başlarında Yakaören'deki bir okula da adları verilmiş. 

 Abana’ya 1500’lü yıllarda geldiklerini varsaydığımız ilk Türk ailesi

Keşeplioğulları’nın Harmason’a değil de Abana ve Bozkurt’a

yerleşmelerini Harmason’daki azınlıkların varlığına bağlıyoruz. Ayrıca

Harmason’la Abana’nın arası uzaktır. Keşeplioğulları’nın Abana’daki evi

Paşa Çeşmesi’nin 150 metre güneybatısında, deniz kıyısındadır (o zaman

bugünkü akaryakıt istasyonunun yeri, Zeytinlik, sanayi çarşısı ve bugünkü

futbol alanı tümüyle denizdir). Keşeplioğulları’nın deniz kıyısındaki eviyle

Harmason arasındaki 1 km’ye yakın alan tümüyle denizdir. Harmason’a

karadan gitmek için Bozkurt yukarılarından dolaşmak gerekir. Fırtınalı

havalarda gemiler Kirse Kayası’na bağlanır.

1876 sonrasında Abana’daki en güçlü aile Hacıyüzbaşıoğulları’dır.

Padişah 2. Abdülhamit, Nazım Önüralp’in (1922) dedesi, Ahmet Efendi’yi

(Hacıyüzbaşı, 1839) büyük bir yetkiyle Abana’nın vergilerini toplamakla

görevlendirir. Hacıyüzbaşı Ahmet bucak müdürlüğü de yapar(*). Hac'ca da

giden Hacıyüzbaşı Ahmet 1888'de ölür ve soyu Hacıyüzbaşıoğulları olarak

sürer. Yukarı Abana’da oturan Hacıyüzbaşı Ahmet, Abana'ya Kuğu'dan

(Çatalzeytin) gelmiş. Babası da yüzbaşıdır (Yüzbaşı Hasan. Tapu belgelerinde

Hacıyüzbaşı'nın adı "Yüzbaşızade Hacı Ahmet Ağa" olarak da geçer). Babasının

ve kardeşlerinin çoğunun Kuğu'da öldüğü biliniyor.

Hacıyüzbaşı’nın kereste mağazaları ve gemileri varmış. Keresteyi

Abana’ya köylüler indirirmiş. Kereste taşıyan köylüler yiyecek ve

giyeceklerini Hacıyüzbaşı’dan alır, yılda bir kez hesap görülürmüş.

Hacıyüzbaşı’nın, kışları Sinop’ta kışlayan büyük gemileri de varmış. Kereste

İstanbul’a, İzmir’e, İskenderun’a ve Rusya’ya gidermiş.

Abana’da 1900’lü yılların başlarında dağın eteğinde kurulan (1928’de

yapılan Nuri Ahmet’in yapısı sırası) ilk dükkânlar camsız-çerçevesiz

barakalardan oluşuyordu.

Sulanabilen Abana düzlüğünde yetişen patlıcan, biber ve domates,

gereksinimi karşıladığı gibi, İnebolu başta olmak üzere komşu yerleşme

yerlerinde pazarlanır. Bunlara ek olarak İncir, erik ve üzüm Kastamonu’ya

dek katır sırtında gider. Patates, kestane, yumurta, varil tahtası, kereste kütük

kayıkları ve yelkenlilerle gideceği yerlere yollanır.

 Çatalzeytin'den İnebolu'ya dek kıyı kesiminde taş-beton en eski

camiler Abana'dadır (Hacıveli Camisi 1805'te, Harmason Camisi 1846'da

ve Merkez Hacıahmet Camisi de 1947'de yapıldı). İnebolu'nun en eski

camisi Hamidiye 1884'te yapılmış. Bozkurt Merkez Camisi 1908'de,

Yakaören Merkez Camisi 1909'da, Gemiciler Camisi 1948'de,

Çatalzeytin Camisi de 1963'te yapıldı.

Abana merkezinde bulunan Atmeydanbaşı ve Harmason

gömütlüklerinde kalan toplam 10 kadar "eski yazı"lı, çoğu sarıklı gömüt

taşlarında yapılan incelemede en eski gömüt taşı olarak Atmeydanbaşı’nda 1712

(H 1124) ve Harmason’da 1758 (H 1171) ölüm yılını saptanabildi. Daha eski

olan bugünkü akaryakıt istasyonunun yerindeki gömütlüğün gömüt taşları

ortada yok. 

 Abana-Hacıveli arasında, Yeşilyuva ve Konakören'deki zeytinler de

Romalılardan kalmış. Hacıveli Kalesi ve Yakaören’e giderken tepedeki

gözetleme yerinden (kale) ve mağaralardan (Karabalçık ve Kirsecik) başka,

yalnızca Harmason’da iki "su ayazması" (pınar) var Romalılardan kalan.

Bunlardan 12 metre uzunluğundakinin girişi 1999’da göçmüştü. Kirse

Kayası’nın kilise olduğunu gösteren bir belirti yok. 

 Abana ve çevresinde önemli tapınak ve kale kalıntısı yok. Bunun

nedeni, İstanbul kuşatması için bölgemizdeki tapınak ve kale taşlarının

Rumelihisarı’nın yapımında kullanılmış olmasıdır. Rumelihisarı bu nedenle 4

ay gibi çok kısa bir sürede tamamlanmış.

 Abana’nın kesin bucak olma tarihi 2000'de Kastamonu salnameleri

taranarak öğrenilebildi. İstanbul Beyazit ve Kastamonu devlet

kitaplıklarında salnamelerin tümü yok. Kastamonu’da kimileri çeviri için

verilmiş, geri gelmemiş. H 1298 (1881) tarihli salnemede Abana, İnebolu

İlçesi, Evreniyye Bucağı’na (Evrenye = Gemiciler) bağlıyken; bir yıl sonraki

H 1299 (1882) salnamesinde Abana, İnebolu İlçesi’ne bağlı bir bucak olarak

görünüyor. Evrenye (Gemiciler), Abana’ya bağlı bir köy durumunda. Bu

tarihte Küre de İnebolu’nun bucağı. Doğumuzdaki ilçe de İstefan’dır (daha

sonra Ayancık). 2000 yılından önce durum karışıktı. Örneğin Arkeolog Ahmet

Gökoğlu, Abana’nın "H 1284 (1968) yılında İnebolu’nun bir nahiyesi"

olduğunu yazıyor (Phaflagonya, 1952).  Nurettin Peker de "1864 tarihli

Vilâyet Nizamnamesi gereğince, Abana’da da belirli bir kadro ile nahiye

müdürlüğü kurulmuştur" diyor (Abana Gazetesi, 15 Nisan 1978). Nurettin

Peker, Zonguldak’ın da Abana ile beraber bucak olduğunu belirtiyor.

Kaynaklarda Zonguldak’ın bucak oluşuna ilişkin bilgi de bulamadık. Meydan

Larousse (1998), "Fatih döneminde Amasra’nın Cenevizliler’den alınması

üzerine (1459) Zonguldak bölgesi tamamen Osmanlı yönetimi altına girdi"

dedikten sonra Zonguldak’ın, Ereğli İlçesi’ne bağlı bir köy durumundayken

1899’da ilçe olduğunu belirtiyor. Ana Britannica’nın (1992) görüşü de böyle.

 İnebolu'nun ilçe olma tarihini kesin olarak bilen yok!

 "1988 İnebolu Yıllığı"nda "İnebolu" için çelişkili olarak, "1413'te

Küre'ye bağlı bir nahiye iken, 1867’de (1873’ten sonra) kaza olmuştur"

deniliyor.

Osmanlı Arşivleri'ni İçişleri Bakanlığı denetliyor. Bakanlığın genel

müdüründen aldığımız yazıda İnebolu’nun 1869’da ilçe olduğu belirtiliyor(*). 

1952’de Abana’nın (Çatalzeytin’le beraber) 74 köyü vardı.

1954’te siyasal nedenlerle köy yapılan Abana, Anayasa Mahkemesi

kararı sonucu 1967’de bucak; 1968’de de yeniden ilçe oldu. Bugün 10 köyü

bulunan Abana İlçesi’nin 33 km2 alanı ve 7’si doğal kumsal olmak üzere 11

km uzunluğunda deniz kıyısı var. Abana İlçesi'nin en yüksek yeri 300 m'dir.

 "Abana Tarihi"ne ilişkin bu bilgiler, Hayati Tahsin YILMAZ'ın bu yılın

(2004) sonlarında basılması beklenen "Abana Belgeseli"nden özetlendi.

 

ABANA FOTOĞRAF GEZGİNLERİ
Abana
Fotoğraf Gezginleri
(Facebook Sayfası)
YASEMİN ÇEYİZ

 

Tel:0366 564 10 10

BİTMEYEN AŞK ABANA

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam4
Toplam Ziyaret131790